Güncel Erotik Hikayeler

evlenmeden önce son kaçamaklar

By on Eylül 26, 2019 in 2017 Güncel Hikayeler with 0 Yorum

Selamlar ben elif sexi sınırsız yaşamayı seven biriyim beni doyurabilicekler arasın lütfen!
NUMARAM: 0035 351 57 32

Evlenmeden önce öyle bilinen manada arkadaşlıklarım, ufak tefek
tecrübelerim filan olmadı. Bütün bilgi birikimim ve tecrübem, etrafımda
tabiiolarak yer alan erkekleri, tabii olarak görebildiğim kadarıyla
görmemle ve oldukça geniş olan okumalarımla sınırlıydı. Etrafımı
dikkatle inceler, ne bulursam okurdum. Bu arada bol bol da düşünürdüm;
hayal kurardım mı demeliydim acaba. Erkeklerle yakın ve mahrem ilişkim
yoktu ama, hayallerimde erkek olarak sıcak ve istenir olarak yer
alıyorlardı. Okuyor, gözlem yapıyor sonra da hayalimde istediğim erkeğe
can veriyor, onu dramatize ediyordum. İstediğim şekilde erkekler
çiziyor, boyuyordum. Ben zihnimde animasyon yaptıkça erkek konusundaki
bulanık olan eğilim ve zevklerim gitgide belirgin hale geliyordu.
Dikkatimi bir şey çekmişti. Resimlerde, fotoğraflarda, filmlerde görünen
erkeklerin de kadınların da hemen hepsi büyük ölçüde kıldan
arındırılmış varlıklardı. Pek azı müstesna, mesela hatırlayabildiğim
kadarıylaİtalyan sinema oyuncusu Lando Buzanco, neredeyse hepsi kabuğu
soyulmuş badem gibilerdi. Halbuki gerçek hayatta durum tersineydi. Hatta
bir ara resimler, filimler için bu insanları nereden buluyorlar diye
merak etmeye bile başlamıştım. Zamanla fark ettim ki fotoğraflardaki ve
filmlerdeki tipler gerçekten bu işe tahsis edilmiş insanlar.
Akranlarımın beğenme duyguları da bize sürekli sunulan bu tiplerin
sınırlarını çizdiği birçerçeve içinde yer alıyordu. Bense bu tablodan
hoşlanmıyordum, kadında olsun erkekte olsun kıl beğenen biri idim. Fakat
insanların benim beğendiğim halleri sürekli ve bilinçli bir şekilde
saklanıyordu. İnsanlar kendilerine hiç benzemeyen fotoğraf ve sinema
vücutlarına imreniyorlar ve kendi vücutlarına karşı soğukluk
duyuyorlardı. Bu normal değildi. Çünkü imrenilen durum yapma bir
durumdu. Kendimi kıllı olarak beğeniyordum ve öyle olduğum halde
beğenilmek istiyordum. Ama bu eğilimimin genelin aksine olduğunu da fark
etmiyor değildim. Koltuk altlarıma sığmayıp taşan yumuşak, gür ve uzun
kıllarımla göbeğimin bir iki parmak altından başlayıp incecik bir hat
halinde aşağıya doğru uzanıp kasıklarımı ve kabarığımı örterek ve
kayısıma kadar uzanan daha tok ve bukleli kıllarımı seviyordum.
Erkekleri de böyle seviyordum. Kılsız erkekler ve kadınlar bende kadavra
duygusu uyandırıyordu. Erkeklere hep bu yönden de dikkat eder olmuştum.
Kendiliğinden görünen kısımlarından görünmeyen kılları hakkında doğru
tahminlerde bulunmaya çalışıyordum içimden. Ön koldan bileğe ve el
üstüne uzanan veyahut gömlek yakasından görülebilen kılları gördüğümde
gerisini ben tamamlamaya çalışırdım. Elleri kadar kolları da kıllı mı,
yahut göğsü ve sırtı da kıllarla kaplı mı? Ya poposu ve bacakları? Fakat
tabii ki tahminlerimi test etme imkanım yoktu. Nü erkek fotoğraflarında
da kıllı erkeklere yer vermiyorlar ki.Bir yandan gönlümü okşayan kıllı
erkekler hayal ediyor, öbür yandan da onların da beni olağan yerleri gür
kıllarla kaplı bir kız olarak beğendiklerini kuruyordum. Kısa da olsa
mutlak yalnızlık zamanlarımda aynada kendimi kıllı yerlerimi
seyrediyordum. Yatak hayallerimde kendimi kıllı bir erkeğin sıcak
koynunda hayal ediyordum.Vee? Bir gün ben de evlendim. Tam da istediğim
gibi biriyle mi? Eh , hayallerime oldukça yakın bir erkekle diyebilirim.
Bu netice şans eseri mi gerçekleşti? Hayır, pek şans diyemem. Bir çok
yıllar boyunca, uygulamalı olmasa da, bir biçimde, erkeklerin kıl
yönünden ne durumda olduklarını, onları yoklamadan büyük ölçüde teşhis
edebildiğimi fark etmiştim.Zaman içinde pek az işaretle pek çok saklı
olan, göze az görünür şeyi anlayabiliyordum. Evlendiğim erkeğin göğsü,
karnı, kolları, sırtı, bacakları, poposu kıllı idi. Tahmin melekelerim
beni yanıltmadı. Koltuk altları, kasıkları ve kamışının çevresi tam bir
fırça gibiydi. Tabii ki ayakkabı fırçası gibi değil, berber fırçası
gibi. Kıllı bir erkeğin soyunması, giysilerini çamaşırlarını çıkardıkça
kıllarının ortaya çıkması gerçekten etkileyicidir. Hele koltuk altlarına
sığmayıp taşan kıllar. Bu kılları dakikalarca okşayıp koklamaya
bayılıyordum. Bir de uzun sevişmelerde terle karışınca daha bir çekici,
daha birbaştan çıkarıcı, daha bir ihtiras kamçılayıcı oluyorlar. Coşup
taşan ihtiraslardan daha kıymetli yakınlaştırıcı, tutkulu bağ doğurucu
ne var? Erkeklerin görmekten, kadınlarınsa dokunulmaktan ve
konuşulmaktan etkilendikleri, sevgiye, bağlılığa, erotizme böyle yol
aldıkları söylenir. Bu çok geniş ve çok büyük bir genelleme. Belki
temelde doğru da. Bu doğru olsa bile çıplak beden özelliklerinin
karşısındaki kadın tarafından beğenilip benimsenmesi kadar bir erkeği
erotik coşkuya salan bir şey tasavvur edemiyorum. Keza kadının erkeğe
dokunması onu okşaması öpmesi başlı başına bir afrodizyak değeri
taşıyor. Kıllar her zaman için cinsel olgunluğun kuvvetli alametleridir.
Kıllar karşı tarafa ben erotik yeterliğe sahibim, bunu gör ve
değerlendir mesajı verir. Mesajı alırsanız bu mesaj otomatik cevap
üretmenize yol açar. Bu iyi bir şeydir. Güzel cinsellik doyuran
cinselliktir. Bu da ancak karşılıklılıkla gerçekleşir.Kıllara dokunmak,
parmak uçlarıyla karıştırmak, avuç içiyle okşamak kadar hafif
sarılmalarla onların bütün vücuda değişini hissetmek, şefkat ve yakınlık
duygusuyla erotizmi birbiriyle ne kadar güzel harman eder. Kıllar,
insan karşısındakine dokununca da karşısındaki tarafından dokunulunca da
dokunma ve dokunulma duygusunun hissedilme derecesini çok artırıyorlar.
Kıllı bir erkekle sevişmek, sayısız elleri olan bir erkekle sevişmek
gibi. Kıllar tenden önce ilk erişilen yer olduklarından insan
karşısındakine hem yaklaşmış hem yaklaşmamış gibi oluyor; bir nevi kaçma
kovalama, hem var hem yok duygusu veriyorlar. Kıllar gayeye giden yolda
hem güzel bir oyalanma ve yavaşlatıcı hem de harareti işleme, yükseltme
vasıtası.Kıllar bir çokluk halesi oluşturuyor böylece azlığı değil
çokluğu temsil ediyorlar; yeterlik ve güven duygusu uyandırıyorlar.
Kıllı bir erkek doya doya içebileceğim bir pınar hissi uyandırır bende.
Erkeğimi soyunurken seyretmek en büyük zevkimdir. Çünkü ben onu görmek
de isterim. Zaten soyunmak göstermek demektir. Bunu demleye demleye
yapmalı. Bir fanilanın çıkarılışındaki teşhir ne kadar göz alıcıdır. Her
şey yavaşça ortaya serilir, sizin için. Gördükleriniz sizindir.
Gördükleriniz sizin tarafınızdan görülmek, istenmek isterler. Erkeğim
soyununca ellerini tutarım ve göğüs kıllarının arasından minicik erkek
meme uçlarını öperim. Erkeğim bundan kadın kadar zevk alırlar. Onun bu
zevk alış biçimi beni onu bana daha yakın görmeye hissetmeye yöneltir.
Sonra yaklaşır kollarının ve sırtının kıllarını okşarım, usul usul.
Yanaklarını öperim, koltukaltlarını koklarım. O koku başımı döndürür.
Benim koltuk altı kokumun da onun başını döndürdüğünü biliyorum.
Göğüslerimi onun göğsüne yaklaştırır, sırtını hafifçe okşarken
memelerimi göğsünün kıllarına değdiririm.Sağa sola küçük kımıltılarla
göğüs kıllarını bütünüyle duyumsamaya çalışırım. Sıcak nefeslerimiz
birbirine karışır. Memelerimden vücuduma tatlı ürpertiler yayılır. Yüzüm
ve kasıklarım ısınır. Sonra göğsünden başlayarak karnını ve kasıklarını
okşarım. Kasıkları orman gibi kıllıdır. O kılları parmaklarımla
karıştırırım, dilediğim gibi okşarım. Kasık kılları kamışının dibini
kuşatır oradan da yumurtalarına kadar ilerler. Kılları elimle okşar
gittiği yere kadar takip ederim. Peki erkeğim benim kıllarım karşısında
ne hissediyor? Koltuk altları, kasıkları, kayısısı gür kıllarla,
memeleri, kolları ve beli ayva tüyleriyle bezeli kadınına karşı ne
hissediyor? Erkeğim her şeyden önce yolunmuş bir tavuğa benzemediğim
için ve kendisini böyle kıpkıllı olarak ne kadar sevdiğim ve beğendiğim
için çok mutlu ve bana karşı baş döndürücü bir erotik tutku duyuyor.
Erkeğim tutkusunu bana karşı serbest bıraktığında erotizminin
sağanağından başım dönüyor, nefesim kesiliyor. Koltukaltlarımız kadar
birbirimizin apışarası kokusu da bizi mest ediyor. Bu kokuyu aynı anda
içimize çekebilmemiz daha da güzel. Onunki ayrı kokuyor benimki ayrı.
Kokan erkek de kadın da erotik mesaj veriyor: baksana, erginim,
fonksiyonelim, beni alsana, istesene; bu koku benden yayılıyor çünkü ben
sana karşı istek ve ihtiras duyuyorum, lütfen bana cevap ver. Cevap,
isteği doğrudan belli eden dokunuşlar ve tutuşlar şeklinde gelişir. Bu
demde dudaktan öpüşürüz. Birbirimizi yalarız, emeriz, somururuz.
Dillerimiz birbirimizin ağzına girer çıkar. Bu minicik bir birleşme
taklididir. Böyle olsun mu demek gibidir. Bundan sonra onun kamışını
avucuma alır yumuşakça tutar dibinden başına doğru okşarım. Kamış
diyorsam da öyle narin bir şey değildir o; kalın, uzunca sağlam bir şey.
Kamışın bir çok başka ismi de var. Tombul kuş, havan eli veya havan
tokmağı ya da kısaca tokmak, tek gözlü, sap, kazık ve saire. Ben en çok
tokmağı seviyorum. Tokmağı gönlümce seyredip, sevip okşadıktan sonra
serbest bırakırım. Çünkü elime sığmaz. Onu serbest bıraktıktan sonra
artık o kendi sahibinin coşkusuna tabi olur. Artık tokmağın havanı

Bir önceki hikayemiz olan kirayı sikerek tahsil ediyorum başlıklı hikayemizi de okumanızı tavsiye ederiz.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


YUKARI